Bu makalemde neler bulacağınıza dair kısa bir video
oluşturdum. Videoyu izledikten sonra okumayı tercih edebilirsiniz.
Mesleğim gereği iş dünyasına yönelik zaman yönetimi eğitimleri veriyorum. Zaman yönetimi üzerine yıllardır okuyor, araştırıyor, düşünüyor ve sunumlar yapıyorum. Elbette kendi zamanımı da en verimli şekilde yönetmeye çalışıyorum. Bildiğim kadarıyla ilkokul, ortaokul ve lise müfredatlarında zaman yönetimine dair bir konu işlenmiyor. Oysa zaman yönetimini öğrenmek için en doğru dönem öğrencilik yıllarıdır. Bu yüzden bu makaleyi sana, yani öğrencilere yazdım.
Öğrencilik hayatı, iş hayatı
gibi olmasa da kendine has yoğunlukları, öncelikleri ve dikkat dağıtıcıları
olan bir dönemdir. Dersler, ödevler, sınavlar, arkadaşlar, aile, spor, oyunlar,
telefon... Hepsi senin zamanını istiyor. Zaman yönetimi sadece derslerinde
başarılı olman için değil, daha az stresli, daha dengeli ve daha keyifli bir
öğrencilik hayatı yaşaman için de çok önemli.
Bu makaleyi daha çok ortaokul ve
lise öğrencilerini düşünerek yazdım. Üniversitedeysen önerilerin çoğu senin
için de geçerli; sana özel birkaç notu da makalenin sonuna ekledim. Anne
babalar için de sonda kısa bir not var.
Not: Zaman yönetimini iş
ve özel hayat açısından ele aldığım Zaman
Yönetimi makalemi ve zamanımızı çalan tuzakları anlattığım Zaman
Hırsızları makalemi de okumanı öneririm.
Zihnindeki İki Güç
Zamanı iyi yönetmek farkındalık
ve irade gerektirir. Önce zamanını iyi değerlendirip değerlendirmediğini, boşa
zaman harcayıp harcamadığını sorgulamayı alışkanlık haline getirmen gerekir.
Ardından da üzerindeki ataleti yenip harekete geçmen gerekir. Bu neden bu kadar
zor? Çünkü zihnin sürekli iki güç arasında gidip geliyor.
Zihnini, birbiriyle yarışan iki
güç gibi düşünebilirsin. Kolaycı güç enerjisini korumaktan yanadır.
Oturup dizi, video izlemeyi, sosyal medyada gezinmeyi, zor olandan uzak durmayı
sever. Anlık keyfi ister, geleceği pek düşünmez. "Sonra yaparım"
cümlesi onun en sevdiği cümledir.
İleri görüşlü güç ise
öğrenmekten, araştırmaktan, bir sorunu çözmekten, plan yapmaktan hoşlanır. Zor
bir soruyu çözünce mutlu olur. Geleceğini düşünür, "Önce işini bitir,
sonra keyfine bak" der. Daha çok çaba gerektirir ama sana çok daha
fazlasını kazandırır.
Bu iki güç her gün, neredeyse
her konuda dizginleri ele geçirmek için yarışır. Hangisinin daha sık
kazandığına bağlı olarak insanlar kendilerini "tembel" veya
"çalışkan" diye tanımlar. Ama aslında kimse tamamen tembel ya da
tamamen çalışkan değildir. Bu yarışın farkına varırsan ileri görüşlü gücün daha
sık kazanmasını sağlayabilirsin. Bunun en kolay yolu da onu her an savaşmak
zorunda bırakmamaktır: rutinler oluşturmak, dikkat dağıtıcıları ortadan
kaldırmak, çalışma saatlerini önceden belirlemek. Elbette zaman zaman kolaycı
gücün de dizginleri almasına izin vermelisin. Dinlenmek ve eğlenmek de hayatın
bir parçası.
Zamanın Nereye Gidiyor?
İlkokulla başlayıp üniversiteyle
biten yaklaşık 16 yıllık eğitim hayatında ortalama bir öğrencinin zamanı
muhtemelen aşağıdaki tablodaki gibi geçiyor. Tablodaki süreler benim
tahminlerim ve hafta sonları ile tatiller dahil yılın tüm günlerinin ortalamasıdır.
Bu yüzden örneğin "okulda olmak" günde 4,2 saat görünüyor; oysa okul
günlerinde bu süre 6-7 saati bulur.
Tablo: 16 yıllık öğrencilik hayatında zamanımız nasıl geçiyor?
|
Günlük Faaliyetler |
Günde Dakika |
Günde Saat |
16 Yılda Saat |
Gün |
Hafta |
Ay |
Yıl |
Öğrencilik Hayatının
Yüzdesi |
|
Uyumak |
500 |
8,3 |
48.700 |
2.029 |
290 |
67 |
5,6 |
%34,7 |
|
Okulda Olmak |
250 |
4,2 |
24.350 |
1.015 |
145 |
33 |
2,8 |
%17,4 |
|
Ders
Çalışmak, Ödev Yapmak, Sınava Hazırlanmak |
90 |
1,5 |
8.766 |
365 |
52 |
12 |
1,0 |
%6,3 |
|
Aileyle Sosyalleşmek |
60 |
1,0 |
5.844 |
244 |
35 |
8 |
0,7 |
%4,2 |
|
TV / Video
İzlemek |
60 |
1,0 |
5.844 |
244 |
35 |
8 |
0,7 |
%4,2 |
|
İnternet ve Sosyal Medya |
60 |
1,0 |
5.844 |
244 |
35 |
8 |
0,7 |
%4,2 |
|
Yolculuk /
Ulaşım (servis, trafik) |
60 |
1,0 |
5.844 |
244 |
35 |
8 |
0,7 |
%4,2 |
|
Yemek Yemek |
60 |
1,0 |
5.844 |
244 |
35 |
8 |
0,7 |
%4,2 |
|
Kişisel
Bakım |
60 |
1,0 |
5.844 |
244 |
35 |
8 |
0,7 |
%4,2 |
|
Boş Zaman |
60 |
1,0 |
5.844 |
244 |
35 |
8 |
0,7 |
%4,2 |
|
Evde Oyun
Oynamak |
40 |
0,7 |
3.896 |
162 |
23 |
5 |
0,4 |
%2,8 |
|
Dışarıda Oyun ve Arkadaşlarla Buluşmak |
40 |
0,7 |
3.896 |
162 |
23 |
5 |
0,4 |
%2,8 |
|
Spor Yapmak |
25 |
0,4 |
2.435 |
101 |
14 |
3 |
0,3 |
%1,7 |
|
Kültürel Aktivite (hobi, kitap, tiyatro, sinema...) |
20 |
0,3 |
1.948 |
81 |
12 |
3 |
0,2 |
%1,4 |
|
Telefon
Görüşmeleri |
20 |
0,3 |
1.948 |
81 |
12 |
3 |
0,2 |
%1,4 |
|
Ev İşleri |
15 |
0,3 |
1.461 |
61 |
9 |
2 |
0,2 |
%1,0 |
|
Alışveriş
Yapmak |
15 |
0,3 |
1.461 |
61 |
9 |
2 |
0,2 |
%1,0 |
|
Kayıp Eşyaları Aramak |
5 |
0,1 |
487 |
20 |
3 |
1 |
0,1 |
%0,3 |
|
Toplam |
1.440 |
24 |
140.256 |
5.844 |
835 |
192 |
16 |
%100 |
Bu tabloda iki şey dikkatimi
çekiyor. Birincisi, 16 yıllık öğrencilik hayatının sadece 1 yılı ders
çalışmakla geçiyor. Yani başarılı bir öğrenci olmak için hayatını derslere
adaman gerekmiyor. İkincisi, televizyon, video, internet ve sosyal medyaya
ayrılan süre (1,4 yıl) derse ayrılan süreden daha fazla. Demek ki zamanını
planlarsan hem derslerine hem de başka her şeye vakit kalır.
Ne Kadar Ders Çalışmalısın?
Tablodaki günlük 1,5 saat,
tatiller ve hafta sonları dahil yılın her günü için bir ortalama. Tatillerde
ders çalışmayacaksan okulun açık olduğu dönemde bu süre biraz daha uzar. Okul
dönemi için önerim şöyle:
•
Ortaokulda: Günde 1-1,5 saat
•
Lisede: Günde 1,5-2,5 saat
•
Sınav yılında (LGS veya YKS): Günde 3-4 saat,
hafta sonları biraz daha fazla
Bu süreler her öğrenci için aynı
değildir. Zorlandığın derslere daha fazla zaman ayırman gerekebilir. Ama şunu
unutma: Önemli olan kaç saat masa başında oturduğun değil, o sürenin ne kadar
verimli geçtiği. Dikkatin dağılmadan geçen 1,5 saat, telefonla ve müzikle
bölünen 4 saatten çok daha değerlidir. Bu makaledeki önerilere uyarsan bu
sürelerde çalışarak yüksek notlar alabilir, geri kalan zamanında da gönül
rahatlığıyla başka şeyler yapabilirsin.
Planını Yap
Zamanı iyi yöneten öğrenciler
rastgele çalışmaz, önceden plan yapar. Plan yapmak sana hem ne yapacağını
düşünmekle geçecek zamanı kazandırır hem de "Bugün ne çalışsam?"
kararsızlığından kurtarır. Aşağıda lisede okuyan bir öğrenci için örnek bir
hafta içi günü planı var:
|
Saat |
Hafta İçi Bir Gün |
|
07:00 -
08:00 |
Kalk,
hazırlan, kahvaltını yap |
|
08:00 - 15:30 |
Okul (derste öğretmenini dinle, soru sor) |
|
15:30 -
16:30 |
Eve dönüş,
dinlenme, bir şeyler atıştırma |
|
16:30 - 18:00 |
Serbest zaman: spor, arkadaşlar, oyun |
|
18:00 -
20:00 |
Ders
çalışma ve ödevler (50 dakika çalışma, 10 dakika mola, 50 dakika çalışma) |
|
20:00 - 21:00 |
Akşam yemeği ve ailenle sohbet |
|
21:00 -
22:00 |
Serbest
zaman: dizi, video, sosyal medya, kitap |
|
22:00 - 22:30 |
Ertesi günün çantasını hazırla, ekranları kapat |
|
22:30 |
Uyku |
Hafta sonları için de benzer bir
plan yap. Örneğin cumartesi veya pazar sabahı kahvaltıdan sonra 1,5-2 saatini
haftanın konularını tekrar etmeye ve test çözmeye ayır. Günün geri kalanını
ailene, arkadaşlarına, sporuna ve hobilerine bırak.
Planını yaparken şunlara dikkat
et:
•
Haftalık programını dijital bir planlayıcıya yaz.
Ders programını, ders çalışma saatlerini, sınav ve ödev teslim tarihlerini
telefonundaki takvime veya bir planlayıcı uygulamasına kaydet. Önemli tarihler
için hatırlatıcı kur.
•
Ödev ve konu listesi tut. Yapman gereken
ödevleri ve çalışman gereken konuları bir listeye yaz. Söz uçar, yazı kalır.
Bitirdiklerinin üstünü çiz; bu sana başarma duygusu verir.
•
Önceliklendir. Teslim tarihi yakın olan ödevlere
öncelik ver. Ödevlerini teslim tarihi uzak diye yayarak yapma; mümkün olan en
kısa sürede bitir. Çalışmaya başlarken de zorlandığın dersten başla; zihnin en
dinç olduğu zamanı en zor işe ver.
•
Ödev saatlerini arkadaşlarınla eşleştir. Ödev
saatlerini yakın arkadaşlarınla aynı saatlere denk getir. Böylece ödev saatinde
birbirinizi oyuna, sohbete veya etkinliğe davet etmezsiniz. Aksi takdirde sen
ödevini yaparken arkadaşların keyif çatıyor, sen keyif çatarken onlar
ödevleriyle uğraşıyor olabilir. Bu da ödevine odaklanmanı zorlaştırır ve seni
mutsuz eder.
•
Planına esneklik payı bırak. Her gün planladığın
gibi gitmeyebilir. Bir gün çalışamazsan kendini suçlama, ertesi gün planına
geri dön.
Ne Zaman ve Nerede Çalışmalısın?
Okuldan gelir gelmez ders
çalışma. 1-2 saat dinlen, atıştır, spor yap veya arkadaşlarınla vakit
geçir. Sonra ders çalışmaya başla. Beynin okulda zaten yoruldu; biraz nefes
alması gerekiyor.
Her gün aynı saatte çalışmaya
başla. Rutin, karar gerektirmez. Her gün aynı saatte masaya oturmak bir
süre sonra dişlerini fırçalamak kadar doğal hale gelir. "Şimdi mi
çalışsam, sonra mı?" tartışmasını her gün yeniden yapmazsın.
En verimli saatlerini keşfet.
Herkesin biyolojik saati aynı değildir. Bazı insanlar sabahları, bazıları
akşamları daha verimlidir. Ergenlik döneminde biyolojik saatin doğal olarak
kayar; gençlerin geç uyuyup geç uyanmak istemesi bu yüzdendir. Hafta sonları
kendini gözlemle: Hangi saatlerde daha kolay odaklanıyorsun? En zor derslerini
o saatlere koy.
Hep aynı yerde çalış.
Mümkünse derslerini salonda, televizyonun karşısında veya yatağında değil,
kendi masanda çalış. Belirli bir yerin sadece çalışmakla ilişkilendirilmesi,
zihninin o moda girmesini kolaylaştırır. Kendi odan yoksa evin sessiz bir
köşesini, mutfak masasını veya okulun, belediyenin kütüphanesini kendi çalışma
yerin yapabilirsin. Önemli olan her gün aynı yerde, dikkat dağıtıcılardan
uzakta çalışmak.
Nasıl Odaklanmalısın?
Telefonunu odadan çıkar.
Ders çalışırken telefon, sosyal medya, internet ve televizyon gibi dikkat
dağıtıcılardan uzak dur. Beynin aynı anda iki işe tam olarak odaklanamaz;
sadece ikisi arasında gidip gelir. Her gidip gelişte biraz zaman ve odak
kaybedersin. Telefonunu sessize almak yetmez. Masanın üzerinde duran telefon,
bildirim gelmese bile dikkatini çeker. En iyisi onu başka bir odaya koymak.
İradeni zorlamaktansa ortamı değiştirmek çok daha kolaydır.
Müziğe dikkat et.
Özellikle sözlü müzik, okuduğunu anlamanı zorlaştırır. Çünkü beynin hem
şarkının sözlerini hem de kitaptaki cümleleri işlemeye çalışır. Müziksiz
çalışamıyorsan sözsüz, sakin müzikleri dene. Açık bir video ise dikkatini
tamamen böler; ders çalışırken video açma.
5 dakika kuralını uygula.
Bir derse veya ödeve başlamakta zorlanıyorsan kendine sadece 5 dakika çalışma
sözü ver. "Sadece 5 dakika, sonra bırakabilirim" de ve başla.
Başlamak bitirmenin yarısıdır. Genellikle başladıktan sonra devam etme isteğin
artar.
Akışa geç. Ders
çalışırken kendini derse kaptırırsan zaman su gibi akar. Psikologlar buna akış
(flow) diyor. Akışa geçen öğrenci yoğun bir odaklanma ve içsel bir memnuniyet
hisseder. Ders çalışmak bir zorunluluk olmaktan çıkıp keyifli bir uğraşa
dönüşür. Akıştayken daha hızlı ve daha derin öğrenirsin, öğrendiklerin daha
akılda kalıcı olur. Öğrenemeyeceğine dair endişen azalır, öğrenebileceğine dair
inancın artar. Akışa geçmek için:
•
Rahatsız edilmeyeceğin bir ortam bul. (Akışa geçmeyi
alışkanlık haline getirdiğinde gürültülü bir yerde bile derslerine
odaklanabilirsin.)
•
Telefonunu ve bildirimleri odanın dışında bırak.
•
Çalışacağın konuya dair ders kitabın, test kitapların,
notların ve izleyeceğin videolar önceden hazır olsun. Ortada bir şey aramak
için kalkma.
•
Ne kadar çalışacağına ve ne zaman ara vereceğine
önceden karar ver.
•
Kendine net bir hedef koy. Örneğin: "Bu 50
dakikada üçgenler konusunu anlayacağım ve 20 soru çözeceğim."
•
Ezberlemek yerine mantığını anlamaya odaklan. "Neden
böyle?", "Başka bir çözüm yolu var mı?" diye sor.
Meraklı ol.
Molalar ver. Uzun süre
hiç ara vermeden çalışmak verimini düşürür. Pomodoro Tekniği'ni
deneyebilirsin: 25 dakika odaklanarak çalış, 5 dakika mola ver. Dört turdan
sonra 15-30 dakikalık uzun bir mola ver. Sen 25 dakikayı kısa buluyorsan 50
dakika çalışıp 10 dakika mola da verebilirsin. Kısa molalarda telefona dokunma;
kalk, dolaş, su iç, pencereden dışarı bak, birkaç esneme hareketi yap. Uzun
molada sosyal medyaya bakacaksan süreni belirle ve alarm kur. Yoksa 15
dakikalık mola bir saate dönüşebilir.
Not: Pomodoro Tekniği,
adını mutfaklarda kullanılan domates şeklindeki zamanlayıcılardan alır
(İtalyanca "pomodoro" domates demek). Temel prensibi, belirli bir
süre odaklanarak çalışmak ve ardından kısa bir mola vermektir.
"Hayır" demeyi
öğren. Sosyal hayat önemli ama ders çalışma saatinde gelen her teklife
"evet" dersen planın bozulur. Arkadaşlarından gelen "Hadi
dışarı çıkalım" veya "Film izleyelim" tekliflerini
kibarca ertele: "Şu an çalışmam gerekiyor ama saat 8'den sonra
müsaitim." Gerçek arkadaşların seni anlayacaktır.
Nasıl Çalışmalısın?
Ders derste öğrenilir.
Okulda geçirdiğin saatler zamanının büyük bir kısmı. Derste öğretmenini iyi
dinlersen evde çalışman gereken süre ciddi şekilde azalır. Dersi kaynatmaya
çalışma. Anlamadığın yerleri sormaktan çekinme; muhtemelen sınıfta aynı şeyi
merak eden başkaları da vardır.
Derse hazırlıklı git. Her
dersin müfredatı internette mevcut. Yarın hangi konunun işleneceğine bak, ders
kitabından o konuya göz at veya YouTube'dan konuyla ilgili kısa bir video izle.
Böylece öğretmenin anlattıklarını daha iyi kavrar, derse daha kolay adapte olur
ve anlamadığın yerlere dair daha doğru sorular sorarsın. Yalnız bu ön çalışmayı
derste kendini göstermek için yapma. Öyle yaparsan öğretmenini de sınıf
arkadaşlarını da "gıcık" edersin.
Aktif öğren. Ders
notlarını ve kitabı sadece okumak en az verimli çalışma şeklidir. Okurken her
şeyi anladığını sanırsın ama kitabı kapattığında çoğu aklında kalmaz. Onun
yerine aktif öğrenme yöntemlerini kullan: Özet çıkar, konuyu kendi cümlelerinle
anlat, kitabı kapatıp hatırladıklarını yaz, soru çöz, bir arkadaşına anlat. En
iyi öğrenme yollarından biri öğretmektir. Bu yöntemler ilk başta daha çok zaman
alıyor gibi görünür ama bilgiyi çok daha iyi anlamanı ve hatırlamanı sağlar.
Sonuçta sınav zamanı daha az çalışırsın.
Konuya adım adım gir.
Yeni bir konuya çalışırken önce ders kitabındaki ilgili bölüme yüzeysel olarak
göz at; konunun neyi öğretmeye çalıştığını anla. Sonra dikkatlice oku ve
örnekleri incele. Takıldığın yerleri başka kaynaklardan araştır. Ardından soru
çöz. Yapamadığın soruların çözümlerine bak ve bu çözümleri daha iyi anlamak
için kitaptaki ilgili sayfalara geri dön.
Aralıklarla tekrar et.
Yeni öğrendiğin bir bilgi tekrar edilmezse birkaç gün içinde büyük ölçüde
unutulur. Bir konuyu, bir tanımı, bir formülü öğrendikten sonra aralıkları
giderek açarak tekrar et: ertesi gün, 3 gün sonra, bir hafta sonra, bir ay
sonra. Her tekrar kısa sürer ama bilgi uzun süreli belleğine yerleşir. Bu
yöntem, sınav öncesi son dakika ezberinden çok daha verimlidir.
Ders çalışma grupları kur.
Aynı hedefe sahip birkaç arkadaşınla fiziki olarak aynı yerde veya Zoom gibi
araçlarla uzaktan bir araya gelin. Birbirinize konu anlatın, soru çözün,
tartışın. Anlamadığın yerler netleşir. Ama verimsiz gruplardan uzak dur. Grupta
geyik yapma, yapanları uyar. Grup amacından saptıysa gruptan çık.
Anlamadığında Ne Yapmalısın?
Paniğe kapılma. Derste
bir konuyu anlamamış olman, tüm dersi anlamayacağın veya sınavda başarısız
olacağın anlamına gelmez. Herkesin zorlandığı konular vardır.
Ertelemeden sor.
Anlamadığın bir konuyu öğrenmeyi ertelemek ileride daha büyük bir zorluk
yaratır. Çünkü konular birbirinin üzerine inşa edilir; bugün anlamadığın konu,
yarın öğreneceğin konuyu da anlamanı zorlaştırır. Anlamadığın yerleri derste,
ek derslerde veya öğretmeninin müsait olduğu saatlerde sor.
Ders videolarından yararlan.
YouTube'da hemen her sınıfın, her dersin, müfredattaki her konusuna dair ders
anlatım videoları var. Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı'nın resmi platformu EBA'da
da ders içerikleri bulabilirsin. Yalnız YouTube'daki videoların kalitesi çok
değişken. Deneyimli öğretmenlerin ve bilinen yayınevlerinin kanallarını tercih
et. Sana hitap eden, öğrenmeni kolaylaştıran bir öğretmene mutlaka denk
gelirsin. Sınav tarihleri yaklaştığında konu özetleri ve soru çözüm videoları
da işini kolaylaştırır.
Yapay zekayı akıllıca kullan.
Yapay zekaya anlamadığın konuları sorabilir, bir konuyu daha basit anlatmasını,
sana örnekler vermesini veya seni sınamak için sorular hazırlamasını
isteyebilirsin. Doğru sorular sorarsan sabırlı ve her an ulaşabileceğin bir
özel öğretmen gibi çalışır. Yapay zekayla ders çalışmayı öğrenmeni şiddetle
öneririm. Ama iki konuda dikkatli ol:
•
Yapay zeka da yanılabilir. Bazen çok emin bir
dille yanlış bilgi verebilir. Özellikle formülleri, tarihleri ve rakamları ders
kitabınla karşılaştır.
•
Ödevini ona yaptırma. Ödevini yapay zekaya
yaptırmak sana zaman kazandırmaz, öğrenmeni yok eder. Sınavda yapay zeka
yanında olmayacak. Onu ödevi yapan biri olarak değil, sana anlatan bir öğretmen
olarak kullan. Önce sen çöz, takıldığında ona sor.
Sınavlara Nasıl Hazırlanmalısın?
Sınava hazırlığı asla son
geceye bırakma. Pek çok öğrenci kendini "Sınavdan önceki gün
yapacağım yoğun çalışmayla geçer not alırım" diye inandırır. Bu çok
riskli bir hesap. Sınavdan önceki gün hastalanabilirsin, elektrikler
kesilebilir, eve misafir gelebilir; yani hiç çalışma fırsatı bulamayabilirsin.
Çalışabilsen bile konuları yetiştiremeyebilirsin. Yetiştirsen bile son gece yapılan
çalışma ezbere dayanır. Sınavdan sonra ezberin aklından uçup gider ve o dersten
öğrenim hayatına hiçbir şey kalmaz. Oysa çoğu konu bir sonraki yılın
konularının temelidir.
Bol bol soru çöz. Soru
çözmek sadece sınava hazırlanmak için değil, öğrenmek için de en etkili
yöntemlerden biridir. Kendini sınadıkça beynin bilgiyi hatırlamayı öğrenir. Bol
soru çözmek ayrıca soruyu hızlı kavramanı, çözümü hızlı bulmanı sağlar. Böylece
sınav süresi bitmeden tüm sorulara cevap verme, hatta cevaplarını kontrol etme
şansın olur. Özellikle LGS ve YKS gibi giriş sınavlarına hazırlanıyorsan
kendine bir "test saati" belirle. Örneğin her gün bir saatini test
çözmeye ayır ve süre tutarak çöz. Yalnız hız rekoru kırmaya çalışırken
yanlışlarını gözden kaçırma. Yanlış yaptığın her sorunun nedenini anla.
Sınavın formatını öğren.
Sınav test mi, klasik mi, proje mi? Hangi konuları kapsıyor? Sınavın formatını
bilmek çalışma stratejini belirlemeni kolaylaştırır ve gereksiz şeylere zaman
harcamanı önler.
Sınavdan önceki gece uyu.
Sabaha kadar çalışmak yerine yeterince uyumak, öğrendiklerini daha iyi
hatırlamanı ve sınavda daha iyi performans göstermeni sağlar. Beynin
öğrendiklerini uykuda yerleştirir.
Sınavdan sonra soruları çöz.
Sınav biter bitmez, sıcağı sıcağına, soruları öğretmeninle, sınıf
arkadaşlarınla veya yapay zekayla birlikte çöz. Doğru cevapları öğren ve kendi
cevaplarınla karşılaştır. Böylece aynı hataları bir sonraki sınavda
tekrarlamazsın.
Dengeni Koru
Hayat elbette eğitimden ve
derslerden ibaret değil. Oyun, arkadaşlar, spor, hobiler ve kültürel
aktiviteler de en az dersler kadar önemli. Verimli çalışırsan bunlara bolca
zaman kalır.
Uykuna öncelik ver. Senin
yaşındaki gençlerin günde 8-10 saat uyuması gerekir. Uykusuz bir beyin yavaş
öğrenir, çabuk unutur, kolay sinirlenir. Her gece aynı saatte yatıp aynı saatte
kalkmaya çalış. Yatmadan en az yarım saat önce ekranları kapat.
Dengeli beslen ve hareket et.
Dengeli öğünler ye, abur cuburdan uzak dur. Çalışırken yanında su bulundur.
Haftada birkaç gün spor yap veya bir spor takımına katıl. Ders aralarında kısa
yürüyüşler yap. Hareket etmek stresini azaltır ve zihnini tazeler.
Ekran süreni 2 saatle
sınırla. Televizyon, bilgisayar, tablet ve telefon ekranlarına ders dışında
günde 2 saatten fazla zaman ayırma. Ekran başında geçen uzun saatler uykunu
bozar, seni hareketsiz bırakır, gözlerini yorar. Araştırmalar dışarıda az vakit
geçiren çocuklarda miyopi riskinin arttığını da gösteriyor. Üstelik ekranda
geçirdiğin her saat, başka bir şey yapabileceğin bir saattir. Telefonundaki
ekran süresi raporuna bir bak; muhtemelen şaşıracaksın.
Sosyal medyada ne izlediğine
dikkat et. Sadece eğlenmene yarayan, sana hiçbir şey katmayan
paylaşımlardan uzak dur. Bu uygulamalar seni insan olarak değil,
"tık" olarak görüyor. Amaçları seni ekran başında olabildiğince uzun
tutmak. Bu tür videoları "ilgilenmiyorum" olarak işaretlersen
benzerleri karşına daha az çıkar. Onların yerine bir şey öğrendiğin, ilham
aldığın hesapları takip et.
Kitap oku. Kitap okumak
kelime hazneni ve hayal gücünü genişletir, yaratıcılığını artırır, odaklanma
becerini güçlendirir. Sana sadece derslerde değil, hayatının her alanında
kullanacağın temel beceriler kazandırır. Kitap okumak ömür boyu sürecek öğrenme
yolculuğunun en değerli ve en keyifli adımlarından biridir.
İlgi alanlarını keşfet.
Sevdiğin, merak ettiğin konular hakkında araştırmalar yap, küçük projeler ve
sunumlar hazırla. Kültürel aktivitelere, kulüplere katıl. Bu hem stresini
azaltır hem de iş hayatına 1-0 önde başlamanı sağlar.
Arkadaşlarını iyi seç.
Arkadaşların zamanını nasıl geçirdiğini doğrudan etkiler. Seni ders çalışmaktan
alıkoyan, okuldan soğutan arkadaşlarından uzak dur. Seni motive eden, birlikte
hem eğlenip hem de çalışabildiğin arkadaşlarla daha çok vakit geçir.
Neden çalıştığını bil.
Ders çalışmak için tek motivasyonun iyi not almaksa bu uzun vadede
yetmeyebilir. Not önemli ama asıl amaç değil. Daha iyi bir gelecek, sevdiğin
bir meslek, istediğin bir hayat için çalış. "Bu dersi neden
öğreniyorum?" sorusuna kendi cevabını bulursan ders çalışmak daha
kolay hale gelir.
Verimli Çalışan Öğrencinin Alışkanlıkları
Yıllar içinde gözlemlediğim bir
şey var: Zamanını iyi yöneten öğrenciler hem daha yüksek notlar alıyor hem de
oyuna, arkadaşlarına ve hobilerine daha çok vakit ayırabiliyor. Zamanını iyi
yönetemeyenler ise saatlerce masa başında oturuyor ama hem notları istedikleri
gibi olmuyor hem de eğlenmeye zamanları kalmıyor. Aradaki farkı yaratan zeka
değil, alışkanlıklar.
Verimli
çalışan öğrenciler:
•
Derste öğretmenlerini iyi dinler, derste geçen zamanı
çarçur etmezler.
•
Ödevleri için her gün bir zaman dilimi belirler ve
ödevlerini o zaman dilimi içinde bitirirler.
•
Çalışırken dikkat dağıtıcılardan uzaklaşır, konuları
kısa sürede ve kapsamlı şekilde kavrarlar. Konuyu gerçekten öğrendikleri için
aynı konuya tekrar tekrar dönmek zorunda kalmazlar.
•
Çok çalışmak yerine etkin çalışırlar.
•
Soru çözerken soruya odaklanır, süre tutarak
çalışırlar.
•
Bu sayede her zaman ekstra zamanları olur ve bu zamanı
sosyalleşmeye, oyuna, hobilerine ayırırlar.
Zaman
kaybettiren alışkanlıklar:
•
Derste başka şeylerle uğraşmak, sonra evde konuyu
sıfırdan öğrenmeye çalışmak.
•
Ödev için belirli bir saat koymamak, rastgele ödevin
başına geçmek ve bitmeyen ödevlerle akşamı geçirmek.
•
Ders çalışırken müzik dinlemek, mesajlara bakmak,
sosyal medyada gezinmek, arka planda dizi açık tutmak ve bunlara rağmen dersi
anlayabileceğini sanmak.
•
Konuları anlamadan saatlerce kitap başında oturmak ve
"çok çalıştım" sanmak.
•
Her şeyi son geceye bırakmak.
Bu alışkanlıklardan bazıları
sende de varsa üzülme; hemen hemen herkeste bir kısmı vardır. İyi haber şu ki
alışkanlıklar değiştirilebilir. Her hafta bir tanesini değiştirmeye odaklan.
Not: Notlar sadece zaman
yönetimine bağlı değildir. Bazı öğrencilerin öğrenme güçlükleri, dikkat
sorunları veya zor aile koşulları olabilir. Eğer düzenli ve verimli çalışmana
rağmen hâlâ çok zorlanıyorsan bunu öğretmeninle, rehber öğretmeninle veya
ailenle konuş. Yardım istemek bir zayıflık değil, akıllıca bir adımdır.
Son Söz
Zaman yönetimi sadece okul
başarını artırmakla kalmaz; kişisel gelişimine, arkadaşlıklarına ve mutluluğuna
da katkı sağlar. Zamanını verimli yönetmeyi öğrendiğinde hem derslerinde
başarılı olursun hem de kendine, sevdiklerine ve sevdiğin şeylere daha çok
zaman ayırırsın.
Bu makaledeki önerilerin hepsini
bir anda uygulamaya çalışma. Önce bir iki tanesiyle başla. Örneğin bu hafta
sadece telefonunu odadan çıkararak ve her gün aynı saatte masaya oturarak
çalış. Farkı görünce diğerlerini de eklersin. Bugün öğreneceğin zaman yönetimi
becerisi, üniversitede de iş hayatında da seninle birlikte gelecek.
Zamanının kıymetini bil. Okul
hayatında başarılar diliyorum.
Not 1: Üniversite Öğrencileri İçin
Üniversitede her şey değişir:
Kimse sana ödevini sormaz, derse gelip gelmediğini çoğu zaman takip etmez,
sınavlar dönem sonunda yığılır. Bu özgürlük güzeldir ama zaman yönetimi
becerisi olmayanlar için bir tuzağa dönüşebilir. Dönem başında tüm derslerinin
sınav, proje ve ödev tarihlerini takvimine gir. Her ders için haftalık tekrar
saati belirle. Dönem sonuna yığılan sınavlara dönem ortasından itibaren
hazırlanmaya başla. Dersler dışında kalan zamanında da staj, yabancı dil, kulüp
faaliyetleri ve yarı zamanlı işler gibi seni iş hayatına hazırlayacak şeylere
zaman ayır. İş ve özel hayatta zaman yönetimini anlattığım Zaman
Yönetimi makalem senin için de faydalı olacaktır.
Not 2: Anne Babalar İçin
Çocuğunuza zaman yönetimini
öğretmenin en etkili yolu örnek olmaktır. Siz akşam boyunca telefonunuzla
meşgulken çocuğunuzdan telefonu bırakmasını beklemek pek işe yaramaz. Evde
herkesin telefonları bir kenara koyduğu "ekransız saatler" belirleyin.
Çocuğunuza sessiz bir çalışma köşesi hazırlayın. Ders çalışma saatlerini
birlikte planlayın ama her dakikasını kontrol etmeye çalışmayın; kendi planına
sahip çıkmasına izin verin. Notlardan çok çabayı ve alışkanlıkları takdir edin.
Ve unutmayın, çocukların yetişkin gözetimi olmadan serbestçe oynayabileceği
zamana da ihtiyacı var.
Not 3: Dikkatimizi Kim Çalıyor?
Gazeteci Johann Hari, 2022'de
yayımlanan "Çalınan Dikkat: Neden Odaklanamıyoruz?" kitabında
odaklanma sorunumuzun sadece kişisel bir irade eksikliği olmadığını,
dikkatimizi çalmak üzere tasarlanmış sistemlerin içinde yaşadığımızı savunur.
Hari'ye göre sosyal medya uygulamaları, sonsuz kaydırma ve bildirimlerle bizi
ekran başında olabildiğince uzun tutmak için tasarlanmıştır, çünkü bu
şirketlerin geliri dikkatimizi reklam verenlere satmaktan gelir. Sürekli
bölünmek derin odaklanmayı (akışı) zorlaştırır. Uykusuzluk, ekranda hızlı okuma
alışkanlığı ve kötü beslenme de dikkatimizi zayıflatır.
Hari çocuklar konusunda da
uyarılarda bulunur. Ona göre bugünün çocuklarının yetişkin gözetimi olmadan
serbestçe oynayabileceği zaman azalmış, çocuklar giderek daha çok kapalı
alanlarda ve ekran başında vakit geçirir hale gelmiştir. Bu da çocukların dikkatini
olumsuz etkilemektedir. (Hari'nin bazı iddiaları bilim insanları arasında
tartışmalıdır ama ortaya koyduğu tablo pek çoğumuzun gündelik deneyimiyle
örtüşüyor.)
Bu kitaptan senin için
çıkaracağım ders şu: Dikkatini toplamakta zorlanıyorsan bu senin tembel veya
iradesiz olduğun anlamına gelmez. Karşında seni ekrana bağlamak için çalışan
binlerce mühendis var. Tam da bu yüzden telefonu başka odaya koymak, bildirimleri
kapatmak, ekran süreni sınırlamak bir irade gösterisi değil, kendini korumanın
en gerçekçi yoludur. Sistemi tek başına değiştiremezsin ama kendi çevreni
düzenleyebilirsin.
Not 4: Dikkatin Üç Işığı
Eski Google stratejisti ve
teknoloji filozofu James Williams, dikkat dağınıklığının sadece o anki işimizi
yapmamızı engellemediğini, hedef belirleme ve kendimizi tanıma yeteneğimize de
zarar verdiğini söyler. Bunu üç ışık metaforuyla anlatır:
•
Projektör Işığı: O an yaptığın işe odaklanabilme
becerindir. "Şu matematik sorusunu çözeceğim" gibi. Telefonuna
gelen bir bildirim bu ışığı başka yöne çevirir ve elindeki işi bitiremezsin.
•
Yıldız Işığı: Hayatının genel yönünü belirleyen
dikkattir. Eskiden denizciler yönlerini bulmak için yıldızlara bakarmış. "Doktor
olmak istiyorum", "Kendi işimi kurmak istiyorum" gibi
uzun vadeli hedeflerin senin yıldızlarındır. Projektör ışığın sürekli dağılırsa
başını kaldırıp yıldızlarına bakamazsın. Anlık keyiflerin içinde kaybolur, 5-10
yıllık hedeflerini unutursun. Sürekli meşgul olursun ama bir yere varamazsın.
•
Gün Işığı: En derin katmandır. Neyin önemli,
neyin önemsiz olduğunu ayırt edebilme, derin düşünebilme ve kendine hedef
koyabilme kapasitendir. Uykusuzluk, sürekli bilgi bombardımanı ve stres bu
ışığı karartır. Gün ışığını kaybettiğinde sadece hedeflerine ulaşamamakla
kalmaz, kendine hedef koyma yeteneğini de kaybedersin.
Bu makaledeki önerilerin hepsi
aslında bu üç ışığı korumak için. Telefonu odadan çıkarmak projektör ışığını,
neden çalıştığını bilmek yıldız ışığını, iyi uyumak ve dinlenmek de gün ışığını
korur.
Son Not: Bu makale yapay
zekadan (AI) yardım alınarak hazırlanmıştır.